Ali Baba Ve 7 Cüceler |İnceleme|

Merhabalar,

Daha önce de belirttiğim gibi gelecek yazılar hakkında fazla söz tutabilen biri değilim ama eğer uzun süre beklediğim bir projeyse (ki şu an öyle bir film ile beraberiz) kesinlikle yazı yazacağım derim ve yazarım ( fazla iddialı oldu galiba 😀 )

Cem Yılmaz hakkında düşüncelerimi bildiğiniz için büyük ihtimal zaten bu incelemeyi bekliyordunuz ben en iyisi fazla uzatmadan sizleri Ali Baba ve 7 Cüceler incelemesi ile baş başa bırakayım :

(Müzik veremiyorum bu sefer kusura  bakmayın,yazıya uygun şarkı bulamadım fakat yine yazıda bir adet şarkı olacak )

 Ali Baba ve 7 Cüceler

En son  türk filmi olarak “Pek Yakında” için film incelemesi yazmıştım,şimdi yine bir Cem Yılmaz filmi ile karşınızdayım.Fakat geçen yazıdaki incelemenin çoğu filmden çok Cem Yılmaz ile alakalı olduğu için bu yazıyı mümkün olduğunca filmden uzaklaşmadan yazmaya çalışacağım fakat yine çok öznel cümleler gelebilir baştan uyarayım 😀

Tabi ilk baştan öncelikle;Filmimizin bir özetini sizlerle paylaşayım:

“Bahçe cüceleri yapıp satan Şenay Cüccaciye’nin sahibi olan Ali Şenay (Cem Yılmaz) ve İlber (Çetin Altay) işlerini büyütüp dünyaya açılmak için Sofya’da bir fuara katılırlar. Ancak fuarda işler istedikleri gibi gitmez ve başlarını büyük belalara sokarlar. Mançov adlı kötü kalpli bir adamın planlarından haberdar olan Şenay ve İlber, onun hain planlarını durdurabilmek için yeni tanıştıkları Memedov ve Veronika ile büyük bir mücadeleye girişirler.”

(Bu yazıdan itibaren artık bazı küçük başlıklarla konuları parçalayacağım,olumlu olumsuz dönüşlerinizi bekliyorum…)

“Beklenti yüzünden beğenmediğimi düşündüm”

Komedi diyince aklınıza gelen 3 kişiyi sayın desem herhalde %90’nımız Cem Yılmaz’ı sayar.Stand-Up‘ları başta olmak üzere G.O.R.A,A.R.O.G,Yahşi Batı gibi filmleri ile seyirciyi güldürmeyi başaran komedyenin;Hokkabaz,Pek Yakında ‘yı da göz önüne alırsak  yaptığı işlerin hep  kaliteli işler olduğunu baştan kabul etmemiz gerekir.Durum böyle olunca Cem Yılmaz film yapınca ister istemez beklentiniz  yükseklerde oluyor ve biletinizi alıp koltuğunuza oturduğunuzda  1-1,5 saat boyunca her şeyi unutup gülmek istiyorsunuz.Ve bende aynen öyle bir durumda sinemaya gittim ve koltuğuma oturdum…

Eğer benim gibi  beklentiniz çok çok yüksek olarak bir filme giderseniz çıktığınızda mutlu olmamanız mümkündür fakat üzerinden zaman geçince düşünerek filmin gerçekten ne kadar iyi olduğunu anlayabilirsiniz (evet ben öyle yaptım :D) “Pek Yakında” hakkında hala  komik değildi filan diye yorumlar duyarsınız fakat burada da dediğim gibi “Pek Yakında” saf komedi filmi değildi tam tersine içinde derin de bir dram vardı ( ki Pek Yakında’nın hakkının yenildiğini düşünüyorum bana göre hala en iyi 3 Cem Yılmaz filminden biridir kendisi)

Durumlar böyleyken “Ali Baba ve 7 Cüceler” den çok mutlu çıkmadığımı kabul etmem gerekir yani salondan çıkarken yanımdaki arkadaşa (Emre):“Güzeldi ama çok güzel değildi sanki “ dediğim de doğrudur fakat Emre de dahil olmak üzere izleyenlerin bana genel tepkisi “Baya iyiydi “ oldu öyle olunca  da  beklenti yüzünden beğenmediğimi düşündüğümü fark etmiş oldum…Ama işin aslı başkaymış düşününce ben de rahatlıkla diyebilirim ki “Baya iyiydi gençler!”

“G.O.R.A gibi oldukça Etkileyici!”

G.O.R.A’dan önce Türk sinemasında Uzaylılar hakkındaki filmleri bilirsiniz,Cem yılmaz G.O.R.A ile o kadar farklı bir yaklaşım ile konuyu ele aldı ki çok beğenildi ve inanılmaz ilgi gördü ve bu durumun benzeri de “Ali Baba ve 7 Cüceler” de olacak gibi duruyor.

Klasik James Bond‘u tiye alan filmleri bilirsiniz; hani Aksiyonu üst noktalarda olan ama bu aksiyon ile çok alakalı gözükmeyen bir ana karakteri vardır (ki ya yeni ajan olan biri olur ya da ajan bile sayılmayacak kadar olaylarla alakasız biri) işte o Hollywood filmlerinin Türkiye‘de bir örneği yoktu (Super Ajan K9 filan demeyin bana sakın;o tarz filmleri biz sakarlık komedisi adı altında değerlendirelim çünkü aksiyonu bile yok…) Cem Yılmaz da Hollywood vari bir yapım ile bizlerin karşısına çıkmış,ve bu dalda tek oluşundan dolayı da G.O.R.A gibi oldukça etkileyici diyebilirim.

“Karakter komedisinde en iyisi değil ama uyumda çok başarılı”

Bu Hollywood tarzı filmlerde hep bir ana karakter olur demiştim;bu filmde de öyle bir ana karakterimiz var;Şenay.Fakat Şenay, filmin son 30-35 dakikasına kadar aksiyona uyum sağlayamıyor;olayları çözmeye çalışıyor fakat o son 30 dakikada öyle bir cevher çıkıyor ki içinden açıkçası Şenay ile özdeşleşmeyecek kadar başarılı bir savaşçı diyebilirim…Yani Şenay ve İlber karakterleri filmimizin ana 2 karakteri ve gündelik hayatta kolaylıkla bulabileceğimiz karakterler ki bu çok önemli çünkü Şenay ve İlber‘in olaylara yaklaşımı,aralarındaki sohbetler sizi güldüren ana unsurlar oluyor.Konu buraya gelmişken filmden bir sahneyi de sizinle paylaşayım :

Durum böyle olunca karakter komedisi dalında iyi diyebiliriz ama ne kadar ben gülmesem de Recep İvedik gibi bir karakter komedisini düşününce zayıf kalıyor. Recep İvedik ve benzerlerinden ayıran özellik ise ;ana senaryo ve karakter komedisi arasındaki uyum yani ana senaryo içerisindeki detaylar,ince siyasi göndermeler,eski esprilerine yaptığı dokunuşlar gibi noktalarla Şenay karakteri bir araya gelince işte o zaman Cem Yılmaz‘ın yaptığı kaliteli işi görmüş oluyoruz.Karaktere gülüyoruz fakat sadece komedi sadece ana karakterle bağlı değil,senaryo ana karakterler işin içinde olmasa bile ufak ufak detaylar ile detaylandırılmış yani karakter komedisinde en iyisi değil ama uyumda çok başarılı diyebiliriz.

“Aksiyon filmi izlermiş gibi hissetmenizi sağlayan bir kötüsü var”

Hollywood diye diye gidiyoruz ama aksiyon üzerinde durmuştum;bu filmi diğer Türk örneklerinden ayıran o aksiyon dozu diyebilirim.Öyle salak saçma giyinmiş,saçma bir silah ile takılan bir kötümüz yok tam tersine hani oldukça “cool”  diyebileceğimiz,aktiviteleri ve hareketleri ile hem tam bir kötü hem de sırlarını ortaya çıkarmayan bir iş adamı görüyoruz…

Kötü karakterlerin geçmişine dokunma olayını da gayet başarılı şekilde yapan Cem Yılmaz,hem kötü karakter hakkında bilgi verip hem de aynı zamanda bizleri geçmiş zamandan esintilere götürmeyi becerebilmiş.

Hani o silah sahneleri vardır ya kurşun milyon yere çarpıp kötü adamı vurur işte öyle bir sahne yok ki bu beni açıkçası rahatlattı çünkü artık bunaltıcı olmaya başlamıştı.Onun aksine silahlar ve çatışmalar(ki az çatışma var) oldukça nefes kesici tek sıkıntısı ana karakter ile azıcık uyumsuz olan bir aksiyon performansı fakat yine toplamak gerekirse aksiyon filmi izlermiş gibi hissetmenizi sağlayan bir kötüsü var diyebiliriz.

“Güldüm,aslında baya güldüm ama çok da gülmedim!”

Komedi dalında Cem Yılmaz’ın iyi olduğunu söyleyip,bu filmin komedisinin neye dayandığını da açıklamıştım fakat genel olarak komedisini değerlendirmek gerekirse;filmde 5-6 sahnede ciddi ciddi sahne geçse kahkaha atmaya devam edecek kadar gülüyorsunuz onların dışında ince dokunuşlar ve kısa kahkahalar sağlatacak da çok fazla sahnemiz var ki bir de Cem Yılmaz sevip,gülmeye ihtiyacınız varsa saçma sahnelere de gülebilirsiniz 😀

Filmden sonra çok iyi değil dememin sebebi ise filmin bazı kısımlarının oldukça sakin geçmesiydi yani filmin başında ben moda giremedim diyebilirim,senaryo dolu olacak gibi geliyordu ama bir türlü içeride hissedememiştim;ne zaman Şenay olayların içine girdi işte tam da o sırada izleyiciler de film bitmesin diye dua etmeye başlıyor diyebiliriz 😀 Herkesin her şeye gülmediğini kabul edebilirim ama bu filme güldüm ,aslında baya güldüm ama  çok da gülmedim diyerek düşüncelerimi özetleyebilirim.Güldüğüm sahne çoktu ama başındaki o soğuk havayı uzaklaştırması biraz uzun sürdü diye de ekleyeyim…

“Yan karakterler olması gerekenden bile  daha başarılı!”

Filmin ana karakteri hakkında düşüncelerimi söylemiştim fakat üzerinde durmadan geçemeyeceğim kadar etkili yan karakterler var;İlber,İsmail,Kenan. Bu 3 karakter, olaydan bağımsız olarak kendi özlerindeki o saflığı görerek sizleri çok çok güldürebiliyor ve o çok güleceğiniz sahnelerden bir kaçı da o yan karakterler hakkında olduğu için yan karakterlerin olması gerekenden bile daha başarılı olduğunu belirtebilirim.

 “Sonuç olarak;…”

Sonuç olarak,Cem Yılmaz yine kendi ismine ve Türk sinemasındaki ilklerine yakışan bir film izleyicinin karşısına çıkmış,Filmde genel olarak komedi unsuru çok fazla, gülmeyi seven biri için büyük bir hazine olabilecek bir yapım fakat sizi senaryonun içine çekme konusunda sıkıntıları olduğunu da belirtmek gerekir.Pek Yakında incelemesinde filmin başının fazla uzun olduğunu belirtmiştim;Cem Yılmaz bu filmde konuya girişi kısaltmış fakat bu aksiyona girmeyi engellediği için biraz izleyicide negatif tatlar bırakıyor.Tabi tüm bu tatları filmin son 35 dakikasında unutup,filmin içerisinde hissediyorsunuz kendinizi.Tüm bunlarında yanında + ve – birer özellikten bahsedip,puan ile yazımı bitirmeyi planlıyorum:

+ Cem Yılmaz,Reklam (Ürün) Yerleştirmeleri oldukça azaltmış,”Pek Yakında” daki o 2-3 tat veren sahne gibi sahneler var ve başka yok,bunun da özellikle üzerine basmak istedim…

Yan karakterleri çok başarılı olan yapımda,yan karakterlerin bazılarının senaryoya geç dahil olması bazılarının ise erken bir şekilde veda etmesi,izleyiciyi izlerken hususlardan…

Ali Baba ve 7 Cüceler,Gülmeye ihtiyacımız olan şu günlerde kesinlikle izlemeniz gereken ve  izlediğiniz için pişman olmayacağınız bir film.Cem Yılmaz kalitesini hissedebileceğiniz 114 dakika için fazla düşünmeyin;alın bileti gidin izleyin!

 Puan:7.5/10 

(Pek Yakında dan daha zor bir şekilde filme bağlanmam 8.1 ken puanımı 7.5’e düşürdü bunu belirtmek istedim…)

Bir sonraki film incelemesinde görüşünceye dek;hoşça kalın…

 

Anketler

İlk İzlenim yazıları devam etsin mi ?

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Son Yazılar: Garip Bir Yer

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Kariyerinin başlarında, çeşitli orkestralarla birlikte çalarak doğduğu topraklarda ünlenen Niccolò Paganini, 1810’lu yılların başında yalnızca…

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Manchester grisinde başlayan ve birkaç sene içerisinde de Ian Curtis’in intiharı ile sona eren kısa…

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Annesinden aldığı klasik müzik dersleri ve sahip olduğu doğaçlama yeteneği ile erken yaşlardan itibaren şekillenmeye…

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar

Yeni yazılardan haberdar olun

2 Yorum

  1. Ahmet Burak Ertem
    14 Kasım 2015
    Yanıtla

    Çok güzel bir yazı olmuş Talha Bey. Çok önemli yerlere vurgu yapıyosunuz. Sizi eleştiri konusunda oldukça başarılı buluyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir