K.K.K.:Scott Pilgrim Vs The World

 

Suratınızdaki ifadeyi görebiliyorum hatta aklınızdaki;KKK mı? Scott Pilgrim mi ? bunlar da neyin nesi? gibi sorularınızı duymak için de akıl okumaya gerek de yok çünkü sizler için farklı bir köşe ile karşınıza çıkmış olmanın (yine,yeni,yeniden) bilinci ile sizleri anlayabiliyorum;ama açıklamaya girmeden önce bir önceki yazıdan bu zamana kadar neler olmuş onlardan bahsedelim sonra da köşeyi ve de konumuzu inceleriz…

14 Mayıs 2016’dan itibaren blogta sözü geçen ama gelmeyen 3 yazı oldu sanırım;Marvel Cinematik Evreni incelemesi,Yazlık Filmler ve de Tekoturuşlukdiziler.Fakat sonuç olarak bunlardan hiç biri  gelmedi…Bu kısa(!) süre zarfında ise baya önemli gelişmeler oldu (malum Darbe girişimi ve de sonrasında olan olaylardan bahsetmiyorum bile) eğitim dönemi bitti,yaz başladı,yazın ortasına geldik sayılır ve de benim aklıma bloga bir şeyler yazmak geldi.Hem de defalarca ama hiç birinde özgün içerik kaygısı çektiğim için yazıya başlamayamadım ta ki 31 Temmuz gününe kadar;o gün aklıma farklı bir köşe geldi ve de bu köşe ile farklı yapımları inceleme isteğime kavuşabileceğim bloga farklı dünyaya yeni bir konsept yani KKK nedir ile başlayalım….

K.K.K veya bilinmeyen adıyla  Kıyıda Köşede Kalanlar; bu köşede film,fizi veya kitap hatta abartıyorum müzik grupları bile olacak.Burada herkes tarafından bilinmeyen ve de hoşuma giden şeyleri sizlere tanıtmaya çalışacağım kimi zaman 300 kelimelik kimi zaman 1300 kelimelik yazılar gelecek ve de böylece her haftada 1 kez farklı bir şey ile tanıştırmaya çalışacağım sizleri…( yani en azından şu anki hedefim bu ama ne kadar gerçekçi bir hedef zaman gösterecek sayın dostlar)

Scott Pilgrim Vs The World

Bir insan bir filmden ne bekler diye bir giriş yapalım çünkü şu an anlatacağım film eğer beklentiniz keyifli vakit geçirmekse tam olarak dertlere,sıkıcı günlere deva niyetine izlenebilecek bir film diyebilirim.Ama eğer kaliteli senaryo,çekim yöntemleri ve efekt(belki bu filmin efektleri iyi sayılabilir) bakacak olursanız filmi açıp izledikten sonra muhtemelen hiç bir tepki vermezsiniz….

Filmimize önce özet ile bakalım sonra da ana karakter ve bir kaç ayrıntı üzerinde durup yazımı bitirmeyi planlamaktayım:

“Filmde uyuşuk bir adamı canlandıracak olan Michael Cera, hayallerinin kadını olduğunu düşündüğü Mary Elizabeth Winstead’i kazanabilmek için onun 7 eski erkek arkadaşıyla başa çıkmaya çalışacak. “sinemalar.com

Aşık olduğu kız için kızın eski 7 arkadaşıyla savaşan Scott Pilgrim karakterimiz filmin adından da anlayabileceğimiz gibi dünyaya karşı savaşıyor.Filmin asıl kaliteli noktası ise bu noktalarda başlıyor.Filmin yönetmeni  Edgar Wright büyük bir ateri hayranı ki zaten genel olarak aksiyon ve komedi karışık tarzda filmler yapan  yönetmenimizin(ki kendisi Ant-Man’in de yazar kadrosunda yer almıştır) bu filmi gerçekten başaralı..

 

 Bu 7 sevgili ile yapılan savaşlarda kullanılan bilgisayar efektleri ve yendiği düşman sonrası gelen bozuk paralar da bu konuda çok güzel bir örnek.Ve de bu savaş sahnelerinde kullanılan o efektleri film genel olarak çizgiroman formatında da verdiği için sizlere verdiği zevk gerçekten de kat kat artıyor…

( ve de filmde Chris Evans oynadığı faktörünü bayan okuyucularım için ekleyeyim…)

 Çizgiroman sevenler için kaçırılmaması gereken yapımda;ateri oyunlarına yapılan ince göndermeler de seyir zevkini artıran bir başka unsur… Tüm bunların yanında filmin ana karakterinin o sessiz ergen tavırlarına uygun yazılan replikler de gerçekten izlerken sizleri güldürecek tarza oluyor ki hemen örneğimi de vereyim;

 

Demek istediğim şu ki;eğer yaşınız 25’ten küçükse (bakın 26 olmaz…) ve de eğlenceli bir vakit geçirmek istiyorsanız sizin için kesinlikle doğru tercih olacaktır fakat yüksek beklenti yerine yüksek keyif almanızı tavsiye eder puanımı vererek yazımın sonuna ulaşıyorum.Haftaya Cuma görüşünceye dek 7.3‘lük puanınızla hoşça kalın sevgili okurlarım…

Anketler

İlk İzlenim yazıları devam etsin mi ?

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Son Yazılar: Garip Bir Yer

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Kariyerinin başlarında, çeşitli orkestralarla birlikte çalarak doğduğu topraklarda ünlenen Niccolò Paganini, 1810’lu yılların başında yalnızca…

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Manchester grisinde başlayan ve birkaç sene içerisinde de Ian Curtis’in intiharı ile sona eren kısa…

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Annesinden aldığı klasik müzik dersleri ve sahip olduğu doğaçlama yeteneği ile erken yaşlardan itibaren şekillenmeye…

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar

Yeni yazılardan haberdar olun

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir