Pek Yakında

Merhaba arkadaşlar,

Açıkçası sözlerime nasıl başlasam hakkında hiçbir fikrim yok çünkü her zamanki gibi uzun bir aradan sonra tekrar yazmaya başladım.Yani kısmen bir önceki verdiğimi sözümü tutamadım ki açıkçası ne sözü verdim onu bile hatırlamıyorum.Neyse fazla uzatmadan konuya geçelim çünkü bu sefer geleceğe yönelik  vaat vermeyeceğim çünkü sınav sene’m olduğu için bir anlamda yine bir ara gibi olmuş olacak.Yani Temmuz’a kadar bir daha bir yazı yazmam neredeyse imkansız ondan dolayı bu son yazıma tekrar hoşgeldiniz diyor ve sizi  1 haftadır kafamda aşağı yukarı topladığım film incelemem ile baş başa bırakıyorum:

 

PEK YAKINDA

PEK YAKINDA

   Tabi her blogger veya daha doğrusu her site sahibi gibi ben de kendi blog’umun garipbiryer.com/pek-yakında adresinde geleceğe yönelik planlarımın yer almasını arzulardım hatta kafamda şekil ve yazı olarak dizayn etmişliğim bile var ama bu uzantı bu yazıyla beraber artık bir filme yönelik olacak ama umarım en az o gelecek planları kadar beni temsil eder ve blog hakkında insanlara bir örnek yazı olur yani açıkçası öznel ama başarılı bir yazı olur.

Genel olarak vizyona girecek filmleri önceden takip edip,yaklaşık 1 ay önce gideceği filmleri kafasına koyup planlarını yapan biri olarak şunu belirtmem gerek sadece Marvel ve Cem Yılmaz filmlerinde bu süre daha uzun oluyor.Çünkü Marvel çıkaracağı filmleri önceden belirtiyor ve açıkçası hepsi de birbirinden iyi oluyor,Cem Yılmaz’ın filmleri ise çok arka arkaya çıkmıyor, her film arası 1-2 yıl ara oluyor ve çıkan filmler de1 yıl beklemeye de değer filmler oluyor açıkçası.Ama bu konuya birazdan daha ayrıntılı gireceğim.Peki aklınıza şu soru gelmiş olabilir : Madem bu kadar bekledin neden 2Ekim’de çıkan filmi 15 gün sonra yazmaya karar verdin ?

Çünkü filmi ilk izlemeye karar verdiğimde yazı yazmayı planlamıyordum.Asıl planım 3 Ekimde gidip izlemekti fakat bu planım suya düşünce filmi izlemek için 1 hafta beklemek zorunda kaldım ki iyi ki beklemişim çünkü beklemeseydim yazı yazmayacaktım.İnsanlar da o kadar farklı ve ilginç yorumlarda bulundu ki kendi kendime “Bu filmi gidip izlemem lazım” dedim.

Manisa’ da doğup 18 yıldır  Manisa’da  yaşamış biri olarak tahmin ederseniz çok çok geniş bir çevrem yok fakat kendi çevremde o kadar farklı yorumlar duydum ki en sonunda en kötüsünün filmi izlemeden sadece gidenlere “nasıldı ?” diye sormak olduğunu farkettim.“Çok Küfürlü”,”Boşuna izleme,evde izlersin”,”Hiç komik değildi.”,”Her yeri gereksiz olmuş filmin,izleme daha iyi” bunlar duyduklarımdan sadece  bazıları.Ve bunlardan hangisinin doğru olduğunu öğrenmek  ve yazımı yazarak en azından kendi doğrumu sizlerle paylaşmak istedim ve izledikten tam 1 hafta sonra size bu yazıyla sesleniyorum.

 

Merak eden vardır belki az önceki yorumlardan hangisi doğruydu diye? Açıkçası bence hiç biri doğru değildi yani onlar film ile ilgili bile değildi sanırım.Çünkü gidip izleyince insanların sadece filmi değil beklentilerini kötülediğini farkettim.

Genel olarak eleştirmenler ile biz insanları ayıran belki de en önemli noktalardan biri de buydu sanırım:Beklentiyi değil filmi eleştirmek.Çünkü kanımca filmin çıktığını duyup “Aa Cem Yılmaz’ın filmi çıkmış ,gidelim güleriz” diye giden insan sayısı hiç de az değil.Ee tabi beklenti G.O.R.A veya A.R.O.G olunca insanların yorumları da beklentilerine göre oluyor.Size sadece G.O.R.A,A.R.O.G izlemiş biri olsaydım bu yazıyı yazmazdım ama Her Şey Çok Güzel Olacak,G.O.R.A,A.R.O.G,Hokkabaz’ı izlemiş biri olarak söylüyorum Pek Yakında iyi veya kötü kişisine göre değişebilir ama kesinlikle farklı bir film olmuş. ( ki  zaten Cem Yılmaz’ın filmi diye gülmeye giden arkadaşlar dışında bunu herkes farketmiştir 😀 ) Kişisel görüşümü de belirtirsem bence çok güzel bir film olmuş

İnsanların neden beğenmediğine gelirsek ; Yeşilçam hakkında fazla bir bilgim yok hatta hiç bir bilgim yok desem doğrudur ama yakın tarihteki filmleri ve Türk Sineması’nı yakından takip eden biri olarak söylüyorum ki bu filmin beğenilmeme sebeplerinden biri de biziz.Türk Sinemasında olan  gözüme çarpan 2 temel nokta var bu noktalardan 2.si bu filmle alakalı fakat hazır konusu açılmışken ikisini de belirtmek isterim:

Türkiye’de yaşayan biriyseniz ve biri size gelse “Yerli Aksiyon Filmi?” dese  Tv’den uyarlama filmler olan Kurtlar Vadisi veya Behzat Ç. hayranı filan değilseniz düşünmeniz baya uzun sürüyor.Çünkü yurtdışında günümüz genç nesilinin de “Ajan” filmleri olarak nitelendirdiği film sayısı hızla artmasına rağmen ( Hollywood ve Bollywood başta olmak üzere ) Türkiye’de bu kategoriye girecek film sayısı 2 elin parmağını geçmez.Evet son yıllarda bu kategoride filmler çıkıyor ama bu filmlerden çoğu komedi filmi kategorisinde “Süper Ajan K9”, “Pak Panter” gibi filmler  oluyor ki bunları eleştirme zahmetine girmek bile istemiyorum.Ayaz ve Panzehir filmlerine ise ayrı bir pencere açarak teşekkür etmek isterim çünkü ne kadar başarılı olduğu tartışılır ama sonuçta Aksiyon filmi Kategorisine uygunlukta filmler olmuş ve en azından benim gibi ilgili insanların ilgisini çekiyor.Bunların dışında benim şahsi olarak izlediğim başka  yerli aksiyon filmi yok.Ama tekrar belirtmek isterim ki bu benim şahsi görüşüm “Filme  sadece gülmeye giden” arkadaş gibi benim de yanılma ve yanlış yorumda bulunma ihtimalim var.

2.Çarpıcı nokta ise: Komedi filmleri.Nedendir bilmem ama Türkiye’de Komedi filmlerinin genel olarak özeti:”1 grup yada 1 kişi’nin yaptığı yada yaşadığı komik olaylar bütünü”.Bundan farklı filmler var ama genelde Reyting alan filmler bu dediğim özet’e yakın olarak gidiyor (Recep İvedik,G.O.R.A,A.R.O.G,…)Belki de Pek Yakında Filmi’nin beğenilmemesinin bir sebebi de buydu:İnsanlar gülmek istiyor ama bir insana veya yaptığı bir olaya.O durumu görüp “Aa,Salak Adam” veya Iyy dese bile gülmek istiyorlar ki böyle filmler de senaryo açısında gayet zayıf kalıyorlar.Konu değil kişi filmleri oluyor ve sonu da başı kadar belli oluyor.Hollywood filmlerinden biri olan 21 Jump Street veya serinin ikinci filmi olan 22 Jump Street filmleri gibi senaryoya sahip komedi filmi ülkemizde olmuyor.Tabi belki de buna sebep olanlar yine “Sadece gülmeye giden” arkadaşlar olabilir.Pek Yakında filmi ise bu konuda ayrı kategori açacak kadar özel bir yerde.

Pek Yakında filmi komedi filmi değildir ama buna rağmen dram filmi de değildir.Filmde genel olarak bir kişi anlatılmıyor ilk yarıda karakterleri tanıtırken aslında filmin gidişatında karakterin yapacağı hareketi önceden tahmin etmeseniz bile gördüğünüzde şaşırmayacak aksine “Bu karakter bunu yapar çünkü…” gibi açıklama yapacak hale geliyorsunuz.Film biraz hüzün duygusunu barındırdığı kadar komedi’den de kesitler sunmuş.Belki Yeşilçam görmüş gibi olsaydım filmden daha çok şey kapabilirdim ama yine de belirtmeliyim ki film geçmişle gelecek arasında bir köprü görevi görmüş.Yani ben Kemal Sunal filmleri dışından izlemediğim bir dönem hakkında bilgi edindim.Yani uzun lafın kısası komedi filmine gitmek isteyenler için uygun film olmayabilir ama gülmek isteyenler için kesinlikle uygun bir film.Hatta aksine benim şahsi görüşüm komedi filmi sevmeyen bir insan’ın bile yüzünü gülümsetecek kadar komedi ama senaryosuna hayran kalabilecek kadar da aile belki dram filmi diyebiliriz.Benim sizlere aktarmak istediğim Pozitif şeyler bu kadar,Negatif yönlerine gelirsek…

(-) Aşağı yukarı her sitede okuyabileceğiniz gibi  film Ürün Yerleştirme konusunda fazla aşırıya kaçmış yani tamam bir yada iki tanesi güzel olmuş hatta yerine oturup gülümsetmiş olabilir ama arkada gözüken veya içecekler üstünde özelllikle duran logolar çok hoş durmamış yani filmi izlerken ilgiyi dağıtıyor açıkçası.

(-) Diğer negatif yöne gelirsek biraz uzunlukla problem var diyebiliriz.İlk yarı karakter tanıtımları yapıldığı için uzun olması normal ama yine de biraz daha kısaltılabilirmiş.hatta o sahneler yerine Şahikalar filminden bir kaç sahne daha çekilmesi gösterilmesi daha iyi olabilirdi.

Toplamak gerekirse…

Yorumlarım öznel hatta size taraflı gelmiş olabilir ama sonuçta ben sadece size film hakkında düşüncelerimi belirtmek istedim.Benim filme puanım ise: 8:2/10.

Umarım sizi sıkan bir yazı olmamıştır.Uzun bir süre sonra tekrar görüşmek üzere,kendinize iyi bakın….

Anketler

İlk İzlenim yazıları devam etsin mi ?

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Son Yazılar: Garip Bir Yer

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Kariyerinin başlarında, çeşitli orkestralarla birlikte çalarak doğduğu topraklarda ünlenen Niccolò Paganini, 1810’lu yılların başında yalnızca…

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Manchester grisinde başlayan ve birkaç sene içerisinde de Ian Curtis’in intiharı ile sona eren kısa…

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Annesinden aldığı klasik müzik dersleri ve sahip olduğu doğaçlama yeteneği ile erken yaşlardan itibaren şekillenmeye…

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar

Yeni yazılardan haberdar olun

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir