TGIF!

Merhabalar,

Paragrafa giriş cümlesi üzerinde  uzun uzun düşündüğümü fakat bir şey bulamadığımı belirterek yazıya ani bir giriş yapmayı planladım fakat sonra farkettim ki en son blog yazısını 10 Temmuzda yazmışım ve daha da ilginci  ondan bir  önceki blog yazısını ise Temmuz’14 de yayınlamışım  yani bu uzun aralar sonrasında böyle saçma bir girişle yazıya başlamak olmazdı ondan dolayı böyle saçma bir giriş yaptım… (Bu uzun cümlelerden bir şey anlamayanlar arkadaşlar;giriş yapmayı beceremediğim için böyle bir giriş yaptığımı kabul edebilir…)

Hatırlayabileceğiniz gibi genelde bu yazılarda gündelik hayatta başıma gelen önemli noktaları maddeler halinde sıralar ve o konular hakkında görüşlerimi bildiririm (uzun süredir yazmadığım için ve gelebilecek yeni takipçilere ithafen…) Fakat bugün yazı nasıl olacak bilmiyorum yine maddeler olacak -ki en sondaki madde çok bomba olacak- ama maddeler haricinde de bazı şeyleri böyle uzun uzun yazmak istedim;başlık stresine girmemek için…ve başlık demişken başlığı anlamayanlar için başlığın anlamı yazının içinde saklı,kolay gelsin gençler…

Tabi bu uzun ve anlamsız cümlelere girmeden önce bir arka plan şarkısı gerek çünkü malum bu yazılar öyle bir anda ortaya çıkmıyor,müzik yazıyı uzatıp şekillendiriyor ki bu müzik duruma göre farklı farklı olabiliyor.Ben de bu yazıya girmeden önce bir şarkı önermek istedim sizlere;yeni bir şarkı değil hatta eski bir şarkı ama benim geç farketmem bu şarkının önemini azaltmadığı gibi hala benim gibi yeni dinleyiciler kazanması bile ne kadar iyi bir şarkı olduğuna kanıt olacaktır

Temmuzdan bu yana geçen süreç içerisinde; geleceğim açısından en önemli kararlarından birini verdim,sıfır bir ortama girdim,eski dostlarımdan uzaklaştım,hayatımın farklı bir dönemine girdim yani uzun lafın kısası üniversiteye başladım.Ve tabi ki de bu kararlar ve arkasından  gelen süreç hiç kolay değildi yani bir şey tercih ediyorsunuz ve ona göre hayatınız boyunca o yazdığınız mesleği yapacaksınız onun için iyi düşünmek değil çok iyi düşünmek gerekiyordu fakat yalan değil bu süreci en azından kendim açımdan bakıldığında oldukça  iyi bir şekilde geçirdim yani  okuyacağımın bölümün zorluğundan daha çok hayatımın kalanını o meslekle uğraşarak geçirmek istediğimden emin olmaya çalıştım ki bundan dolayı da el yeteneğime güvenmememe rağmen  Diş Hekimliği tercih ettim bunu da şöyle açıklayabilirim: hayat; elinizdekilerle yetinerek bir şeyler yapmak değil bir şeyler yapmak için elinden gelenin fazlasını yapmaktır.Bu cümleden de anlayabileceğiniz gibi  zor bir karar verdim ve  belki de  zaman zaman pişmanlıklar duyacağım ama ben her pişmanlığımda kendime inanmamı sağlamak için uğraşacağım…

Ve sevgili okurlar sizlere sesleniyorum:

“Her ne olursa olsun kendinizden vazgeçmeyin. Hayallerinizi ve isteklerinizi susturmak yerine zamanı geldiğinde onların  hayatınızı ele geçirmesine izin verin çünkü sadece bir kere bu kararı verecek ve hayatınızı şekillendireceksiniz,varsın sonu kötü olsun veya sonu olmasın ama o hayalleriniz ve istekleriniz için uğraşın ki dönüp geriye baktığınızda yaşadığınızı hissedebilin…”

(Reenkarnasyon‘a inanan arkadaşlara selamlar….)

Bu kısmi ciddi ve gerçekçi cümleler sonrasında konuyu kendimden alıp blog’a getiriyorum… (ve tabi ki geleceğe yönelik vaatler geliyor ama bu sefer baştan uyarıyorum 😀 )

Hali hazırda 2 tane sözüm var ve onlar hakkında çalışmalarım da  var hemen onları söyleyeyim; Mr.Robot ve MCU (Marvel Cinematic Universe)  hakkında  oldukça detaylı  2 inceleme  yazısı sizlerle buluşacak bu konu hakkında garanti verebilirim ve sadece bunlar da  değil 2016’ya kadar her ay için bir tane vizyon filmi incelemesi gelecek (sadece kasım ve aralık kaldı bunu yazmıyorum tabi ki 😀 ) filmleri söyleyerek heyecanını kaçırmak istemiyorum ama zaten azıcık blog’u takip ediyorsanız veya beni tanıyorsanız hangi filmleri seçeceğimi aşağı yukarı biliyorsunuzdur ama olsun ben söylemeyeceğim 😀

Bir diğer değinmek istediğim konu ise biraz ilginç olacak tabi ama  “Garip Bir Yer” hakkında…

Daha önce Twitter‘da yazmıştım: bir ihtimal oluşmuştu ve bu blogu kapatıp başka bir site açmak konusunda fakat öyle beni buna inandıracak bir isim bulamadığım için iptal oldu.Sizlerden isteğim ise  bu isim konusunda yardımcı olmanız,bu blogu geliştirmek belki yıllarımı aldı ama çok fazla hatalı ve dalgalı dönemler oldu ve bunlar gelişimi yavaşlattı.Benim isteğim yeni bir isim ve kesinleşmiş içeriklerimiz ile başka  bir oluşumun içine girelim ve daha profesyonel bir iş olsun ama dediğim gibi ne isim bulabiliyorum ne de bu blogu,5 yılımı  bırakamıyorum….

     Sizlerden isim veya bu konu hakkında bir görüş ne düşünüyorsanız bana iletmenizi rica ediyorum çünkü kritik bir karar ve bu karar tek başıma verebileğim bir karar değil sizler de bu blog için uğraştınız ve buralara getirdiniz…(lisede tüm sınıfa  blogumun reklamını yapan arkadaşlarım sizleri hiç bir zaman unutmayacağım demiştim :D)  

Böyle konu konu ilerlerken bir diğer konu da malum derbi….Her sene olmasa da böyle derbi zamanları bir şeyler yazmak isterim genelde bu derbi öncesinde de burada fanatiklik yapmak istemeyeceğim için sadece hak edenin Fenerbahçenin kazanmasını diliyorum…

Konu derbi olunca bu evi arabayı sat deyimini gerçek hale getiren abimizin videosunu da paylaşmak istedim :

Araba diyince de bu gece gördüğüm bir kamera şakasını da paylaşayım dedim onu da aşağıda görebilirsiniz; yurt dışında bu tarz videolar çoktur ama Hayrettin yapınca tabi bir başka olmuş:

 

Bahsetmek istediğim ana 3 konudan bahsettim ekstra olarak bir de dizi incelemeleri gelecek ama onlar tamamıyla size bağlı yani Limitless,Gotham,Flash,Arrow,The Player bu dizilerden biri yada bir kaçı hakkında detaylı inceleme gelecek ama dediğim gibi sizlerin isteğine göre bu diziyi seçeceğim..

Ve “Bu Hafta Ne İzlesek ? “ devam edecek ama ara verdik diyeyim,büyüyen ekibimiz ve farklı formatımız ile çok yakında olmasa da yakında buralardayız…(reserved)

Galiba bu yazımın da sonunda geldik ve açıkçası o kadar süre sonra yazmak rahatlattı yalan değil,galiba böyle giderse her cuma yazılarım devam edecek gibi duruyor çünkü yazmayı özlemişim… (Başlığı anlamayan arkadaşlar için :T(hank).G(od).I(t`s).F(riday) )

Fazla uzatmamakta fayda var malum aylar sonra uzun yazı gözünüzü korkutmasın… Hepinize en güzelinden bir eğitim dönemi ve güzel günler diliyorum.

Bir sonraki yazımda görüşünceye kadar Hoşça kalın….

 

Anketler

İlk İzlenim yazıları devam etsin mi ?

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Son Yazılar: Garip Bir Yer

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Şeytanın Kemancısı Chopin Ve Liszt’i Nasıl Etkilemişti?

Kariyerinin başlarında, çeşitli orkestralarla birlikte çalarak doğduğu topraklarda ünlenen Niccolò Paganini, 1810’lu yılların başında yalnızca…

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Çeşitli Müzisyenler Tarafından Yorumlanan 10 Joy Division Parçası

Manchester grisinde başlayan ve birkaç sene içerisinde de Ian Curtis’in intiharı ile sona eren kısa…

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Dave Brubeck’in Türkiye Anısı Ve Bir Caz Klasiğinin Doğuşu

Annesinden aldığı klasik müzik dersleri ve sahip olduğu doğaçlama yeteneği ile erken yaşlardan itibaren şekillenmeye…

Kategoriler

Son Yazılar

Arşivler

Son Yorumlar

Yeni yazılardan haberdar olun

Tek Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir